25 Aralık 2013 Çarşamba

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - Jose Saramago


Adı bilinmeyen bir ülkede geçen romanda insanlar bir sabah uyanırlar ve ülkede ölümün olmadığını fark ederler. Bundan sonra yaşananlar ise tam bir kara mizah örneğidir. İnsanların yatalak ve hasta olmalarına karşın zor şekilde yaşamaya devam etmeleri, bu insanların yakınlarının yaşadıkları, miras düşünceleri, cenaze levazımatçılarının işsiz kalması, nüfus artışı, en önemlisi ölüm korkusunun ortadan kalkması sebebiyle kilisenin önemini yitirmesi ve mafya ve devletin ortak çalıştığı konular kitaba olan ilgimi hep ayakta tuttu.
Kitapla ilgili en zor kısım ise hiç paragraf ayrımı olmaması ve uzun cümlelerin virgüllerle daha da uzun halde olması sebebiyle alışana kadar okurken biraz beni zorlamasıydı ancak bu kitaptan sıkılabileceğiniz anlamına gelmiyor.
Kısacası, okuyun eğleneceksiniz…
 
Altını çizdiklerim;
“Hani derler ya, yaşamak ve görmek gerek, bu zamana bağlı bir sorundur ve bazı şeyleri görmek nasip olmazsa eğer, bu sadece yeterince yaşamadığımızdan olacaktır.” S- 81
 
“Sözcüklerin arasında da bir hiyerarşi, bir protokol ve hatta asalet unvanları vardır ya da tam tersine bazı sözcükler ayaktakımına mensup olduklarını gösteren izler taşırlar.” S- 193
Arka Kapaktan;
 
Adı bilinmeyen bir ülkede, dünya kuruldu kurulalı görülmemiş bir olay gerçekleşir: Ölüm, o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçer ve hiç kimse ölmez. Bir anda ülkeye dalga dalga yayılan sevinç çok geçmeden yerini hayalkırıklığı ve kaosa bırakır.
İnsanların ölmemesi zamanın durduğu anlamına gelmemektedir, ezeli bir yaşlılıktır artık onları bekleyen. Hükümetten kiliseye, sağlık kurumlarından ailelere, şirketlerden mafyaya kadar herkes ölümün ortadan kalkmasının getirdiği sonuçlarla mücadele etmek zorundadır. Ancak ölüm, beklenmedik bir kimlikle ve umulmadık duygularla insanların arasına geri döner.
Ölüm ve ölümsüzlük karşısında insanın şaşkınlığını, çelişkili tepkilerini ve ahlaki çöküşünü, edebi, toplumsal ve felsefi anlamda derinlikli bir biçimde işleyen José Saramago, geçici olanla ebedi olanı birbirinden ayıran kısa mesafenin meseli sayılacak Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u, başladığı gibi bitiriyor: "Ertesi gün hiç kimse ölmedi."
Not: Pinuccia Kış Okuma Şenliği kapsamında okuduğum ikinci kitap olması sebebiyle bana 15 puan kazandırmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder