Kış okuma şenliği
kategorilerinden birisi olarak seçtiğim bu kitap daha önce hiç okumadığımız bir
ülke edebiyatından olmalıydı. Ben de Kırgızistanlı yazar Aytmatov'un bir cenazenin
defin edilmesi için çıkılan yolculukta eski anılarını hatırlayan Yedigey’i
anlatan bu kitabını seçtim. İki hikâye vardı kitapta, bir tarafta efsaneler diğer tarafta ise
uzaya giden iki astronotun yeni bir dünyayı keşiflerinden bahsediyordu.
Tamamen
benim fikrim olmakla birlikte bu kitabı çok beğendiğimi söyleyemiyorum. Gereğinden
uzun anlatılan detaylar beni biraz sıktı. Yine de arada bahsi geçen efsaneleri
özellikle Nayman ana efsanesi, Man Kurtların hikâyesi etkileyiciydi. Dediğim gibi
bana hiç tanımadığım bir yazarı tanıttığı için Kış Okuma Şenliği’ne teşekkürü
borç bilirim.
Arka Kapaktan;
Yürek paralayan, tüyler ürperten bir haykırış....
Geçmiş, bugün ve yarın; bilim-kurgu, gerçek ve efsane bir arada gözler önüne
serilir... Derin ve temiz aşklar, efsane ve masallar, KGBnin acımasız
uygulamaları, okuru heyecandan heyecana sürükler. Birbirinden ilginç ve
sürükleyici konular ustalıkla bütünleştirilerek sunulur. "Mankurt hikâyesi
bu eserle kültürümüze mal edilir. Yedigey, ölen emektar arkadaşı Kazangapın
cenazesini mezarına götürürken, kendisinin ve milletinin geçmişini, acı-tatlı,
düşündürücü yanlarıyla bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün "asra
bedel bir gün