deniz Kavukçuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz Kavukçuoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2015 Çarşamba

Onu Ben Öldürdüm Leonardo- Deniz Kavukçuoğlu


Okuduğum ikinci Kavukçuoğlu romanı. Bu sefer bir İtalyan kasabasına giden yaşlı bir adamın bir süre sonra ortadan kaybolmasını konu alıyor. Bu yaşlı adamın arkadaşlarının polise anlattıkları ile başlayan roman daha sonrasında adamın günlüklerine, düşüncelerine ve notlarına dönüşüyor ve aslında bu adamın kendisinden çok genç olan bir kadınla yaşadığı aşkı anlatıyor bizlere. İmkansız aşkın, tutkunun anlatıldığı bu romanı çok beğendim, özellikle konunun bir İtalyan kasabasında inzivaya çekilmiş bir adam tarafından anlatılması ve Leonardo Da Vinci’den de bahsediyor olması kitaba ayrı bir hava katmış. İçinde yaşlı bir adamın bilgeliği ve genç bir kızın yaşam enerjisi okuyucuya bol bol hissettirilmiş.
Altını çizdiklerim;
Özlem, denetlenebilir, frenlenebilir bir duygu değil ki.
Kuşkular, korkular kıskançlığın da kaynaklarıydı, bunu biliyordum.
Sarhoşluk insanı hem yüreklendirir hem de dilini çözer.
Tutku sevgi içinde eriyemez, insanın kendisine dönük bir silaha dönüşür. Oysa aşk, yüreği şafakla açan bir çiçektir, güzelliğin dudaklardaki tatlı gülümsemesidir. Sevdiğinin gözlerindeki bakıştır ama aynı zamanda bir yürek haykırışıdır.
Arka Kapaktan
Floransa’nın otuz kilometre kadar kuzeybatısında, Vinci kasabasına altı kilometre uzaklıktaki Porciano adında bir köyün yakınındayım. İstanbul’dan yola çıkarken, bir süreliğine de olsa yaşayacağım yerin böyle bir vadide, eve dönüştürülmüş eski bir değirmen olduğunu bilseydim gelir miydim, sanmıyorum. Benim gibi 65 yaşında, üstelik de üç yıl önce kalp krizi geçirmiş bir adam için pek kolay olmayacak burada yaşamak.”
Onu Ben Öldürdüm Leonardo, ustalıkla kaleme alınmış bir genç kadın-yaşlı erkek öyküsü. Romanın kahramanı Tamer Doğan, bir gün ansızın kendisini arayan bir genç kızın, Gizem’in büyüsüne kapılarak kendisini mutluluklarla dolu bir aşkın içerisinde bulur. Yürümeyeceği daha baştan belli olan bu aşk, Leonardo da Vinci araştırmacısı bu yaşlı adamı bir İtalyan köyüne sürükler. Bu köyde, terk edilmiş bir değirmende yaşarken, karşısına çok ilginç bir adam çıkacaktır.
 


 

 

4 Temmuz 2014 Cuma

Canım Acıyor Baba - Deniz Kavukçuoğlu



 
Bu sene yapılan kampanyalarla belli oldu ki hepimiz Can Yayınları okuyacağızJ
Deniz Kavukçuoğlu benim daha önce okumadığım yazarlardan, kendisinin başka öykü kitapları da var ancak özellikle ismi ilginç geldiği için bu kitabı ile başlamak istedim.  İçinde birbirinden değişik öyküler olan bu kitabı gerçekten sevdim. İnsana dair her şeyden sade bir dille bahseden bu kitabı öncellikle çok samimi ve inandırıcı bulduğumu belirtmek isterim.  Aşk, kadınlar, cinsellik, taciz, baskılar, tecavüz gibi birçok konuyu farklı öykülerle ele alan Kavukçuoğlu’nun güzel bir kalemi var. Kendisinin diğer kitaplarını da en kısa sürede edinmeyi düşünüyorum.
Arka Kapaktan;
Akşamüstü karın gelecek, belki o da sevişmek isteyecek. Ne kadar bastırmaya çalışsak da vicdanımız bizi rahat bırakmıyor. Böyle bir günün akşamında, aldatmanın ve cinselliğin hazzını tattıktan sonra senin karına, benim kocama hayır dememiz olanaksız, buna vicdan dediğimiz şey elvermeyecek. Onları mutlu edeceğiz, onların mutluluğu bir bakıma bizim birlikte yaşadığımız hazzın verdiği mutluluğun bir uzantısı.
Deniz Kavukçuoğlu'nun yeni kitabı Canım Acıyor Baba, yazarın on üç öyküsünü bir araya getiriyor. Kavukçuoğlu'nun son derece yalın, sıcak bir dili var. Sıradan insanın hayatından alınmış, her biri özel bir gözlem gücü gerektiren bu öyküler kimi yönleriyle buluşuyor: İlk aşkların heyecanı, cinsel deneyimlerin verdiği yürek çarpıntısı, aldatmalar, unutulmaz beraberlikler, akıl yitimleri, vicdan azapları ve insanî arızalar. Elinizden bırakamayacaksınız.