dublörün dilemması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dublörün dilemması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2013 Cuma

Ruhi Mücerret - Murat Menteş



Okuduğum ikinci Murat Menteş romanı oldu Ruhi Mücerret. Daha önce Dublörün Dilemması’nı okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitapta da hayal kırıklığı yaşamadım. Yazarın zekâsına ve olayları kurgulamasına hayran kalıyorum her seferinde… Özellikle yaptığı kelime oyunlarına, karakter isimlerini seçmedeki hassasiyetine bayılıyorum. Okunması gereken bir roman çıkarmış yine ortaya Menteş. 100 yaşındaki bir savaş gazisi olan Ruhi Mücerret’in ömrünün son günlerinde kendisine bırakılan bir vasiyeti yerine getirmek için yaşadığı absürt olaylar konu alınmış. Aynı olaylar yine iki farklı kişinin bakış açısıyla yansıtılmış. Kitabın ilk bölümünde Ruhi Mücerret’in ağzından okuduğumuz hikâye ikinci bölümde son dönemde arkadaşlık ettiği Civan Kazanova’nın dilinden aktarılmış. Bu iki kişinin aynı olayı yaşaması ve farklı düşünceleri, diğer karakterlerin yaşadıkları ve anlattıkları mükemmel ve bir o kadar komik detaylarla süslenmiş. Reklamların hayatımızdaki yeri çok ince bir şekilde ele alınmış. Özetle ben çok sevdim ve filmi çekilse izleyeni çok olur diyebilirim. Bir de D&R’dan yazar imzalı olan kopyalardan birisini yakaladığım için kendimi şanslı sayıyorumJ
Altını çizilebilecek çok cümle vardı çünkü yazar diyaloglarının çoğunu Ruhi Bey’in aforizmaları üzerine kurmuş…
“Evlilik dediğin, kadınlara dırdır etme yetkisi, erkeğe de somurtma imtiyazı veren kutsal bir bağdır.” S- 41
“Zayıflamanın sırrı karnı içeri çekmektir. Zenginliğin sırrı, son 100’lüğü bahşiş olarak vermektir. Gençliğin sırrı ise yaşın hakkında yalan söylemektir.” S- 43
“Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.” S- 47
“Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.” S- 144
Arka kapaktan;
İstiklal Harbi’nin son gazisi,
100 yaşındaki milli kahraman Ruhi Mücerret
Bir dünya starına nasıl dönüşüyor?

17 Şubat 2013 Pazar

Dublörün Dilemması- Murat Menteş



Murat Menteş’in okuduğum ilk kitabıydı Dublörün Dilemması. Açık konuşmak gerekirse daha ilk sayfalardaki anlatım diline bayıldım ve gittikçe daha da keyifli bir şekilde okudum. Kitabın karakter isimlerinin seçimleri, olayların farklı kişiler tarafından farklı açılardan anlatımı ve Murat Menteş’in kelime oyunları basit bir hikayeyi çok eğlenceli hale getirmiş. Bir çok yerde gülerek bir çok yerde de merakla okudum bu kitabı. Mizahı ve dili çok kuvvetli olan Murat Menteş’in diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşünüyorum.
Kitapta altı çizilecek bir çok cümle vardı, bir kaç tanesini paylaşmak isterim.
 
“Asla dakik olamadım ve sırf bu yüzden uzadıkça uzayan dostluklarım var.” S-21
 
“Gerçek acı, insanı yapay sevinçten daha çok canlandırır.” S-36
 
“Haddizatında aşk, insanın kendinden geçmesi şartına bağlı değil midir?” S-88
 
“Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir, iftiralar senin için terapidir.” S-117
“Kendime siz diye hitap ederim. Saygınlığın ilk kuralı budur. Kendinizle aranıza mesafe koymazsanız, başkalarından bunu bekleyemezsiniz.” S-169
Arka kapaktan bir not:
“Dublörün Dilemması ilginç, heyecanlı, eğlenceli, derinlikli... bir roman. Ama galiba en önemli özelliği, bize sözcüklerin gücünü hatırlatması. Hiperaktif bir zekanın ürünü, bu baş döndürücü macerayı okumak büyük keyif! Ben sevdim eller alsın.” Alper Canıgüz