yekta kopan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yekta kopan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Aile Çay Bahçesi - Yekta Kopan


İnanılmaz akıcı bir dile sahip, neredeyse bir günde bitirebilecek bir roman. Yekta Kopan’ın daha önce iki tane öykü kitabını okumuş ve sevmiştim, bu kitabında da yine öykülerindeki tadı aldım diyebilirim. Aile içinde parçalanmışlıkları ve evin büyük kızı Müzeyyen’in kardeşi Çiğdem’in doğumu ile yaşadığı itilmişlik, geri planda kalmışlık hissini anlatan bu kitabı okumak lezzetliydi. Müzeyyen ve Çiğdem’in yıllar sonra babasının rahatsızlığı sebebiyle babaanne evine dönmesi ve iki kardeşin aslında aralarında bir fark olmaması çok etkileyiciydi. Müzeyyen’in karakterini daha erkeksi buldum, Çiğdem ise daha feminen yansıtılmaya çalışılmıştı, ancak biraz daha uzun tutularak karakterlere daha da ayrıntı eklenebileceğini düşünüyorum. Ayrıca, yazarın ara ara yaptığı göndermeleri ise çok sevdiğimi de iletmek isterim.

Arka Kapaktan;

Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sa-hi ben babamın neyiydim? Bütün bu hikâyenin içinde benim rolüm neydi, diye düşündüm hep. Benim repliklerimi kim yazmıştı, mizansenlerimi kim belirlemişti? Sahneye hangi taraftan gireceğime, uslu kızı oynarken neler giyeceğime, içimdeki kötülüğü kusmaya başladığımda nelerden soyunacağıma kim karar vermişti? Okuduğum bütün kitaplarda beni bana anlatacak bir karakter arardım. Dinlediğim radyo oyunlarından, izlediğim filmlerden bir cümlecik çalmaya çalışırdım. Saatçi Nejat Bey ile ev hanımı Meral Hanım'ın kızı Müzeyyen'i bana anlatabilecek bir cümle.

Yekta Kopan'ın yeni romanı Aile Çay Bahçesi'nin, çoğu kadının kendinden izler bulacağı unutulmaz bir kahramanı var: Müzeyyen... Aile yaşamının gizli şiddetine başkaldıran, kardeşinin doğumuyla kendi varlığının silinmeye başladığını hisseden bir kadın... Kopan'ın romanı, güçlü, okuru kıskaca alan bir anlatımla sarsıcı bir finale uzanıyor.

 

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Kediler Güzel Uyanır - Yekta Kopan


Normalde roman okumayı daha çok seviyorum ve tercih ederim ama bu kitaptaki kısa ama nitelikli öyküleri çok beğendim. Özellikle yazarın sevdiği kadınlarla ve kitaplarla olan konuşmalarını çok sevdim. Hoş vakit geçirmek ve çok sade bir dille yazılmış duyguları okumak isterseniz tavsiye ederim.
Altını çizdiklerim;
“Ben gidiyorum artık. Veda ediyorum. Çünkü benden uykularımı aldığın günden beri, başkalarının rüyalarını görüyorum.” S- 36
“Bir kitap, içindekileri unuttuğunuz zaman küsmez size. İnsanlar öyle midir ya!” S- 108
“İnsan en kolay kendinden utanıyor. O yüzden sevmem aynaları.” S- 110
Arka kapaktan;
Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.