destek yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
destek yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2014 Pazartesi

Fi - Akilah Azra Kohen




Bu kitapla ilgili o kadar çok paylaşım görmüştüm ki, okunacaklarımın arasına hemen eklemiştim. Kitap Kardeşliği grubumu da Aralık ayı kitabı olarak bunu seçtiğinde hiç düşünmeden ben de varım dedim. Fi, genel anlamda güzel ama bir o kadar da dağınık bir kitap. Bir psikoloğun yaşadıklarını anlatırken bir yandan da kişisel gelişim anektodlarını size aktarıyor. Sevdin mi derseniz, gönülden evet diyemeyeceğim ama şunu da atlamamak lazım ben kişisel gelişim okumayı seven birisi değilim. Kitabın devamı da var Çi isminde. Ben merak ettiğim için onu da okuyacağım ya da kitapta öğrendiğim gibi deneyimlemem gerektiğini düşünüyorum. Yine de altı yüz sayfalık ama akıcı bir kitap olduğunu ve çok başarılı bir tanıtıma sahip olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. bir de kitabın baş karakteri Can Manay’ın bazı tavırlarını Elli Ton serisindeki Christian Grey’e bir tek ben mi benzettim bilemiyorum?

Arka Kapaktan;

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?

21 Şubat 2014 Cuma

Bukre - Kahraman Tazeoğlu



Okuduğum ilk Kahraman Tazeoğlu kitabıydı Bukre. Selim ve Bukre’nin arkadaşlığını çok sevdim. İnsanın hayatta böyle dostları olsa ne güzel olurdu diye düşünmeden edemedim. Bukre’nin hayatına giren Cem ve onunla yaşadıkları, Selim’le olan ilişkisi ve özellikle aşk, ayrılık üzerine hayatı sorgulamaları çok güzeldi.

Kitabın içinde Bukre’den sonra farklı öykülerin serpiştirilmesi ve son öyküde hepsinin bağlanması güzeldi. Altı çizilecek o kadar çok cümle vardı ki, bazen bu aforizmaları takip edemediğim için aynı cümleyi bir daha okumak durumunda kaldım. Bazıları gerçekten hoşuma giderken bazılarını da biraz zorlama gibi hissettim.

Genel olarak kısa sürede okunabilecek keyifli bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Arka kapaktan;

Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim.

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin.

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.

9 Mayıs 2013 Perşembe

Soğuk Kahve - Ahmet Batman

Bu kitap beni güzel kapağıyla ve önsözü ile bağladı. Ahmet Batman’ın hayatla konuşmasını konu alan küçük yazılarından, notlarından derlenmiş bir kitaptı bu. Okuması eğlenceliydi, birçok yerde okurken gerçekten hayat, aşk böyle, tespitleri ne kadar başarılı diye düşündüm. Yazarın son sözünde de şuna benzer bir şey yazıyordu zaten; “ Hani yazsam ne güzel olur dediğin cümleler var ya ben o cümleleri yazdım, içine biraz seni, biraz da kendimi kattım. “
Kitabın içinde altı çizilecek o kadar çok cümle vardı ki..
Ben sadece birkaç örnek vereceğim size;
“Akıl kalp kadar yormaz bedeni..” S- 15
“Eski sevgiliyi çok özleyip, içinden mesaj atma isteği geldiğinde devreye giren otomatik fren sistemine gurur denir”. S- 49
“Parçalar birleşmediği sürece eksiğiz, birleştiğinde fazlayız.” S- 132
Arka kapaktan;
Sıcak bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve.
İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak.
(Kahraman Tazeoğlu)