jose mauro de vasconcelos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jose mauro de vasconcelos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2014 Salı

Delifişek - Jose Mauro De Vasconcelos


Şeker Portakalı ile başlayıp, Güneşi Uyandıralım ile devam eden Zeze’nin maceraları Delifişek ile son buluyor. Zeze artık büyüdü, ne bir portakal fidanına gönülden bağlı ne de kalbinde bir kurbağa var… Artık acıları daha gerçek, yaraları daha zor sarılıyor. Tek olumlu gelişme ise babasıyla daha rahat bir iletişim kuruyor olması. Ve en önemlisi de bu kitapta artık genç bir erkek olan Zeze aşık oluyor ve acısını yine içinde yaşıyor. Çünkü “kavuşamayınca aşk olur” !
Söylenecek çok fazla bir şey yok çünkü Vasconcelos’un kalemi ve konusu belli, belli bir okuyucu kitlesi var. Tek tavsiyem diğer kitapları okumadan bunun okunmaması gerektiği, Zeze’yi en iyi anlama yolu, çocukluğunda yaşadıklarını bilerek bu kitaba başlanması.
Ayrıca belirtmeden geçemiyorum, Zeze’yi okurken hep bir Küçük Prens tadı alıyorum. Çocukların bu kadar masum ve riyasız olmasından sanırım…
Altını çizdiklerim;
“Ayağımıza bir parça çamur bulaşması, günün birinde toprak olacağımızı hatırlatır.” S- 27
“Sustum. Düşüncelerle yaşamak daha iyiydi.” S- 39
“Günışığı karanlığın korkularını uzaklaştırıyordu hep.” S- 68
Arka Kapaktan;
Ünlü Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'un, kendi yaşam kesitlerinden yola çıkarak yazdığı Şeker Portakalı'nı Türkiye'de yediden yetmişe herkes severek okumuştur. Romanın kahramanı Zezé, çocukların olduğu kadar büyüklerin de yüreklerinde taht kurmayı başarmış sevgi dolu bir çocuktur. Şeker Portakalı'nın ikinci bölümü olan Güneşi Uyandıralım'da Zezé biraz daha büyümüştür. Çocukluğunun biricik dostu şeker portakalı fidanı yoktur artık. Onun yerini yeni bir dost almıştır: Yüreğinde yer eden sevgili bir Kurbağa'dır bu. Dizinin üçüncü kitabı Delifişek'te ise Zezé'yi daha da büyümüş bulacaksınız. O artık yeniyetmelikten çıkmış, bir delikanlı olmuştur. Yaşamın katı gerçekleriyle yüz yüzedir; haklarını arayan, özgürlüğünü yaratmaya çalışan bir genç adamdır Zezé.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Güneşi Uyandıralım - Jose Mauro De Vasconcelos


Sanırım bizim yaşlarımızda olup da Şeker Portakalı’nı okumayan kalmamış, hepimizi küçük Zeze’nin hikâyesinden ve acılarından bir o kadar etkilenmişizdir. İşte bu romanda ise Zeze büyümüş, artık genç bir adam olma yolunda ilerliyor. Ama özlemleri hiç bitmiyor. Onu evlatlık alan ailede mutlu değil, kendisine sıcak davranacak bir baba hasreti var ve bunu dindirmenin bir yolunu buluyor. Sinemada izlediği bir film artistini hayali arkadaşı yapıyor kendisine. Ona babası gibi davranıyor, ayrıca ona istediği cesareti ve aklı veren bir de kurbağası var bu sefer kalbine oturan.
 Vasoncelos bu romanında Zeze’yi daha güçlü yazmış, daha başına buyruk ama bir o kadar da ilgi ve sevgiye muhtaç, kırılgan. Yine çok güzel yazılmış bir romanla baş başa kaldım diyebilirim. Bundan sonra Zeze’nin genç bir adam olduğu Delifişek romanı sırada.
Altını çizdiklerim;
“Acı korkunç bir şeydi! Neden bir anda gelmiyordu, neden büyük bir acı, geldiği gibi hemen geçmiyordu?” S-121
“Unutmakla bağışlamak arasında ne fark var?
  Bağışlarken kişi her şeyi unutuyor. Ama yalnızca unutmakla, pek çok kez insan yeniden anımsamaya başlıyor.” S- 126
“Güçten düştüğümü sezersen, beni uyarmayı düşün ve ‘Güneşi Uyandıralım’ de” S-171
“Sevgiden söz etmek neden? Sevgi, pek az tanıdığım bir şey” S- 246
Kimse insanların acıya katlanma gücünü bilemez. Tek bilen kendi yüreğimizdir. Ve neye yarar?” S- 272
Arka Kapaktan;
Şeker Portakalı"nın sevimli, küçük kahramanı "Zeze", işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl, ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünleri. Küçüklüğündeki küçük "Şeker Portakalı" yok, ama bu kez de yüreğinde sevgili kurbağa'sı var. Ama "Zeze", yeni babasının iyi niyetine karşılık vermiyor. Evdeki biricik dostu, aşçı "Dadada".

14 Haziran 2013 Cuma

Şeker Portakalı - Jose Mauro De Vasconcelos

Çocukluğumda okuduğum bu romanı yıllar sonra bir de şimdiki yaşımda, büyüklerin gözü ile okumanın doğru olacağını düşündüm. Sadece 5 yaşında olan Zeze’nin fakirlik dolayısı ile kendisine yarattığı hayal dünyasında ben de kayboldum diyebilirim. Ailesi ile olan ilişkisi, kendisine kalkan olarak kullandığı hayal dünyası ve kendisinden çok büyük olan Portuga ile arkadaşlığı harikaydı. Zeze’nin sevgiye olan muhtaçlığı okurken gözlerimiz doldurdu. Her şeyi sorgulayan bence üstün zekalı olan bir çocuğun yaşadıkları çok güzel bir dille yazılmıştı. Bahçesindeki şeker portakalı fidanı onun en iyi arkadaşlarından bir tanesiydi.
Kitabın sadece çocuklar için olduğunu düşünmüyorum kesinlikle, her yaşta okunmalı...
 
Altını çizdiklerim;
“Bilinç büyür, büyür ve başımızla yüreğimizi doldurur. Gözlerimizde ve yaptığımız her şeyde kendisini gösterir” S- 66
“Büyükler birtakım masallar anlatıyorlar ve çocukların her anlattıklarına inandıklarını düşünüyorlar.” S-101
“İnsan yüreğinin, bütün sevdiklerini içine alabilmesi için çok büyük olması gerektiğini bilmelisin” S- 121
Arka Kapaktan;
Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sasrıntılar yaşayan küçük Zeze’nin başından geçenleri anlatır.